Reklam filmi senaryosu nasıl yazılır?


0 oy
Kategori: Senaryo nasıl yazılır? § yeniokul
  

1 içerik

§ yeniokul içerik eklendi
Reklam filmi de, özünde sinemanın teknik ve anlatım olanaklarını kullanır. Çoğunlukla televizyonlarda izlenmek üzere üretilse de, bunun iletişim araçlarının çeşitlenip birbirini tamamlar hale gelmesiyle birlikte alternatifleri de ortaya çıkmıştır. Örneğin sinema salonlarında, televizyonda ya da bilgisayar ekranında potansiyel tüketici gruplarına gösterimi yapılan reklam filmleri gibi.

Reklam filmi senaryosu, sinema filmi senaryosu ile aynı anlatım araçlarını kullansa da, hem süre hem de hedef kitle açısından farklı bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda hedef kitlenin reklam filmini izlerken hangi hal ve durumda olduğu da önemlidir:

Aynı zamanda sinema filminin, genellikle bir defa izlenmesi, reklam filminin ise bir kampanya süresince, televizyon izleyicileri tarafından tekrar tekrar izlenmesi demektir. Bu bileşenlere, reklamın amaç ve hedeflerini, etkinlik ölçütlerini de eklediğimizde, temel benzerliklerine rağmen biçim ve içerik açısından bir ayrışmadan söz etmemiz gerekir.

Bir reklam kampanyası dahilinde hazırlanan reklam planının parçası olan reklam filmi, kampanya hazırlıklarında elde bulunan tüm bilgileri kullanır. Ürünün kendisi ve amaçları kadar, demografik etkenler denilen, yaş, cinsiyet, gelir grubu ve benzeri pek çok faktör reklamın bileşenlerini oluşturur.

Ürünün ne olduğu, hangi yönünün tanıtım etkinliklerine konu edileceği, hangi tüketici gruplarının kesişimini daha çok hedeflediği belli olduktan sonra, reklam filminin neyi, nasıl anlatacağı, pazarlama iletişiminin hangi işlevini üstleneceği planlanır. Bu planlama, aynı zamanda reklam filminin üstlendiği görevin, yani reklamın dilinin oluşumuna sağlayacağı katkıyı da belirler, ki bu tek başına değil, kampanyanın diğer bileşenleriyle etkileşimli bir süreçte belirlenir.

Reklam filmi senaryosu, filmin hangi araçlar kullanılarak, hangi yöntemle çekileceğinin de bilinmesini gerektirir. Kurmaca, mizah, animasyon, üç boyutlu animasyon, hareketli grafik, ya da Türkiye'de bir reklam klasiği olan "öğretici" bir dile sahip, "konuşan kafa" mı çekilecek? Tüm bunlar filmin ne olacağını aşağı yukarı belirler. Ancak, ister animasyon, ister müşteri deneyimlerinin doğrudan aktarıldığı izlenimini veren "doğal" çekim yöntemleriyle çekilmiş bir reklam filminde bile, senaryo bulunur.

Senaryo, teknik bir terimdir. Çekim için kullanışlı, anlaşılır hale getirilmiş film öyküsü demektir. İster birkaç cümle, ister birkaç sayfa, ister storyboard üzerinde, ister illüstrasyon, ister foto-kolaj, ister dijital animasyon, isterse yalnızca sayfalarca akan metin biçiminde olsun, anlattığı bir öyküsü vardır ve bu öykünün de önceden bir yerlere yazılmış olması, en azından çekim sorunlarını azaltması açısından makbuldür.

Genellikle, yukarıda değindiğimiz bileşenler nedeniyle, reklam filminin izleyicisi, yirminci yüzyıldan günümüze varlığını sürdüren kimi anlatım ve izleyicinin "alımlama" alışkanlıklarına tabi bir takım formatlara, yerleşik anlatım kalıplarına sahiptir. Şablon, işlevseldir. Pratiktir, her zaman işe yarayan, yaratım süreçlerinde "kendi kendine düşünen" bir doğası vardır. Bu nedenle şablonlar tutulur.

Her çağ, kendi anlatım dilini, yaratıcı başka dilleri, onlara öykünen kanonları da üretir. Fakat "klişe", "şablon", "format" her zaman baskın olarak tercih edilir. Bu dil Homeros'un Odysseus ve İlyada destanlarında, masallarda kullanılan dildir. İnsanlar masalları, alışık oldukları öyküleri dinledikleri için değil, alışık oldukları bir dille, yeni bir şey dinledikleri için severler. Theodor W. Adorno, Hollywood'da sinemanın yaratıcı ekiplerinden yapımcıların "bilinen" ama aynı zamanda "yeni" bir şeyler üretmelerini istediğini yazıyor Aydınlanmanın Diyalektiği (Horkheimer ile birlikte) isimli çalışmasında.

Bu ne demektir? Hem geleneksel bir dil kullanmak, izleyicinin yerleşik değerlerini, alımlama, algılama klişelerini sarsmayacak, ama aynı zamanda fark edilir, hatta heyecan yaratır biçimde yeni olacak bir şeyler içermelidir bir film. Reklam filmi ise daha kısa, etkili ve "öldürücü" olmalıdır. Çünkü birbirini izleyen bir gök gürültüleri, çakana şimşekler, düşen yıldırımlar gibi kendini fark ettirmeye çalışan reklam filmleri içinde, narin, kısa ömürlü, kendisine tanınan şansı iyi değerlendirmezse yitip gitmese bile reklam verenin güvenip yatırdığı parayı çöpe atacak bir sese sahip olacaktır.

Öyleyse burada, reklamın "neyi" değil, "nasıl" göstereceği daha da büyük bir önem kazanmaktadır. Süre olarak birbirinin benzeri bir seri görüntü, peş peşe sıralandığında, insan algılarında bir sıradanlığa neden olacaktır. Tüm bu sıradanlığın ve bağırıp çağıran sessizliğin ortasında, hedef kitlenin kalbini çalacak ses ve görüntü kendini göstermelidir. Göstermelidir ki, izleyicinin aklında ve ruhunda meydana getireceği "kimyasal" etkileşimi başlatabilsin.

Sonuçta, bir sürü şey söylenebilse de, filmin bir "sanat" filmi, yaratıcı ekibimizin ne kadar da akıllı çocuklardan meydana geldiğini göstermenin bir fırsatı değil ürünün, markanın kendini sunabilmesinin bir aracısı olduğunu unutmamak gerek.

(... Devam edecek ...)

İlgili başlıklar

Bumerang - Yazarkafe


Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları

Yandex.Metrica

...