Filmde diyalog nedir?


0 oy
Kategori: Senaryo nasıl yazılır? § yeniokul
  

1 içerik

§ yeniokul içerik eklendi

Filmde diyalog, film öyküsünün gelişimini sağlayan anlatı bileşenlerinden bir tanesidir. Tıpkı oyuncu gibi, kostüm, dekor veya müzik gibi film dilinin ve anlamın kuruluşuna hizmet eder.
Filmde hiçbir diyalog yine diğer bileşenlerle uyumlu olmalıdır. Bu uyum "karşılıklılık", "denge", "etkileşim", "armoni", "kompozisyon" vd. açılarından değerlendirilmelidir.

Örneğin zaten izleyicinin tahmin ettiği, zihninde öykünün akışını izleyerek kendi kendine ulaştığı bilgileri, sezgileri yeniden göstermeye, dinletmeye, anlatmaya gerek yoktur.

Bir elinde valiz, diğerinde uçak bileti bulunan ve odada sinirli, acele ile koşuşturan birinin nereye yetişmek için koşuşturduğunu bir de orada bulunan birine anlatmasına gerek yoktur. Eğer bir diyalog kurulacaksa, bir sonraki sahneyi, belki gelecekte meydana gelebilecek bir durumu önceden hazırlamak için kullanılabilir.

Filmin akışını engelleyen bir sete dönüştürmeden çok katmanlı akışını sağlamak, film dilini zenginleştirmek için bir fırsat olarak kullanılmalıdır. Fazlası gibi gereksiz kullanımı da filmin hastalıklar edinmesine, bu hastalıkların derinleşmesine neden olur.

Örnek: Yukarıda verdiğimiz örnek için birkaç diyalog denemesi yapalım:

- Nereye gidiyorsun?
- İstanbul'a...
- Acelen mi var?
- Evet, uçağın kalkmasına yarım saat var ve sanırım uçağımı kaçıracağım...
- Neden kaçırasın ki? Saat erken, bugün pazar ve yollar açık zaten...
- Böyle karşımda dikilip beni engellemeye devam edersen uçak akşam bile olsa fark etmez.
- Ne demek şimdi bu? Taş mı atıyorsun?
- Geçmeme izin verir misin!?
- O küpeler olmamış o kazakla, bence...
- Tamam seninkileri ver o zaman.
- Olmaz, akşama Adnan ile buluşacağım, yemek yiyeceğiz. Ne koşturuyorsun odanın içinde?
- Uçağa yetişmem lazım...
- Uçağa mı?
- Evet, uçak... Ciuvvvvv... Hani yerden havalanıp yükselir yükselir... Sonra...
- Yükselen her uçak mutlaka iner...
- Çok komiksin.
- Nereyeydi yolculuk?

Bu diyalogların zamanı çarçur etmekten başka bir işlevi yoktur. Sırf geldik seti kurduk sahneyi çektiğimize değsin diye konuşma eklenmez sahneye. Televizyon dizilerinde işe yarayabilir. Çünkü sinema salonlarında gösterime sunulan filmlerden bile fazla sürelere sahip bu dizilerde (örneğin Yalan Rüzgarı dizisinde) farklı karakterler arasında diyaloglar tekrarlardan, uzun anlamama krizlerinden, yanlış anlamalardan, iç çekişlerden, dalgınlaşmalardan, asıl öyküyü geciktirmek üzere görev üstlenmiş gezintilerden, yeme içmelerden oluşur.

Bir sinema filmind diyalog, her zaman bir fazlalık olarak görülmelidir. Kendini hissettirmemelidir. Bir sır açığa çıkmıyorsa, bir tehdit, önemli bir değişim, vs. içermiyorsa, gereği de yoktur. Yukarıdaki diyalogları atıp oyunculuk marifetiyle uçağını kaçırmamak için evde koşuşturan, burnundan soluyan bir ablanın karşısına çıkıp, isteyerek ya da istemeden onu engelleyen sinir mi sinir bir kız kardeş, en son kapının önünden çekilirken "o küpeler olmamış" dese, film bu kaybolan diyaloglar yüzünden, ne kaybeder?

Kayıp değil bir kazanç için fırsat doğar. Sözsüz sahneler, kahramanımızın iç dünyası hakkında, söylenmeyen, duyurulmayan bir oyunu gözler önüne serer. Film dilinin tekrar kahramanların dilinin önüne geçmesine yol açar.

Bu konuyla ilgili izlenebilecek pek çok film var. Diyalogları ustaca kullanan Akira Kurosawa, Sergio Leone, Martin Scorsese, Francis Ford Coppola ve elbette Charlie Chaplin ile Alfred Hitchcock bolca izlenmelidir. Ran, Bir Zamanlar Batıda, Apocalypse Now, Bir Zamanlar Amerika, The Rope, The Birds, Modern Zamanlar, vd, vd.

(Devam edecek...)

İlgili başlıklar

Bumerang - Yazarkafe


Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları

Yandex.Metrica

...