"eğreti" "iğreti" "eyreti" "iğireti" (tdk) nasıl yazılır? Hangi yazılışı doğrudur?

0 oy
Kategori: Hangi sözcük nasıl yazılır? § yeniokul
  

1 içerik

§ yeniokul içerik eklendi

Eğreti sözcüğü;

1. Yerine tam olarak yerleşmemiş ve her an düşecekmiş duran, tam oturmamış nesne,

2. İliştirildiği, tutturulduğu şeye yakışmamış, uyumsuz gibi duran;

3. Bir süreliğine, geçici olarak bir yere konulmuş olan;

4. Takma (protez) bir nesne, eşya;

5. Varlığı belli belirsiz, bir durumu kabullenilmemiş veya kabullennemiş olan;

6. Ciddiye almadan, öylesine, üstünkörü [yapılmış olan] anlamlarına gelen bir sözcüktür ve doğru yazımı iğreti, eyreti veya iyreti değil, "eğreti"dir.

Eğreti sözcüğünün cümle içinde kullanım örnekleri:

- Senden istenen işi öyle iğreti yaparsan sonra "bana neden iş vermiyorlar" diye düşünür durursun, yaptığın işi düzgün yap, işi kap!

- Zaten sınıfta eğreti bir duruşu vardı, teneffüse çıkmaz, arkadaşlarının yanına yaklaşmak, kimseyle selamlaşmazdı, yani okulu bırakacağını hepimiz anlamıştık daha ilk haftalarda...

- Savaşta kaybettiği kolunun yerine takılmış protez kol hiç de onun cüssesine göre değil eğreti bir şeydi.

- Sen bakma o tenekeye, kapıyı tutsun diye eğreti kondu o oraya, girip çıkan herkes için kapı açıp kaparsak o-hoo... işimiz var sizinle...

- Bir şey diyeyim ama kızma, o kravat bu gömleğe hiç uymadı, eyreti durdu; sen şu üzerinde pembe üzerine yeşil lamba cinli olanı tak, işini de rast getirecek bak...

- O yakışmadı, bu eğreti durdu, bunun rengi solmuş, şunun modası geçmiş... Yeter ama! Sen çık dışarı ben kendim giyinirim, güya sağdıcım olacaksın!...

- Yükleri katırın sırtına yerleştirirken daha dikkatli ol, katır uyanıktır, sen ipini sıkarken karnını şişirir ki ip sıkıp onu rahatsız etmesin, birden bire sık ki yükler sağa sola kaykılıp sonra dereden geçerken suyun dibini boylamasın; bak şu öndeki nasıl da eğreti duruyor şimdiden!?

İlgili başlıklar

Yandex.Metrica

...