"manüplasyon" mu, "manuplasyon" mu "manipülasyon" mu? (tdk) Doğrusu nasıl yazılır? Hangi yazılışı doğrudur?


0 oy
Kategori: Hangi sözcük nasıl yazılır? § yeniokul
  

1 içerik

§ yeniokul içerik eklendi
Fransızca "manipulation"dan dilimize manipülasyon olarak geçmiş ve ilk anlamı yönlendirme olan sözcük. Burada yönlendirme anlamı, bir bilgiyi, gerçeği onun üzerinde yapılan oynamalarla, ekleme, çıkarma, gizleme, değiştirme gibi yöntemlerle bozmak ve bu işlem sonucunda ortaya çıkan bilgi ile insanları aldatarak yönlendirmek anlamındadır.

Ülkemiz medyası (diğer ülke kitle iletişim araçlarında olduğu gibi) daha çok siyasi iktidarların, yönetici elitlerin, yüzsüz politikacıların hizmetinde olduğu, kendi "sahibinin sesi" duruşlarını eleştirenleri de "medya düşmanı" olarak etiketledikleri için sıradanlaşmış bir "gerçeklik"tir. Onlara göre gerçek, yeniden kurgulanabilir bir şeydir. Edebi, daha doğrusu sanatın tüm alanlarında gizleme, örtme, gösterme, yer ve anlam değiştirme mümkün iken, bunu, gerçeğin ta kendisine uygulayıp gerçek gibi sunmak gibi kötü bir alışkanlığı da sıradanlaştırmışlardır. Bu manüplasyonun medyadaki karşılığı "dezenformasyon"dur.

Dezenformasyon, yalnızca çıkarları doğrultusunda haberi değiştirmek değil, haber değeri olan bir olayı haber yapmamak biçiminde de gerçekleşmektedir.

Daha çok siyasi çıkarların birer aktörü veya tetikçisi gibi hareket eden gazeteci türü, her çağda karşımıza çıkar. Bir iktidar kurulurken kendi hesabına geçireceği yeterli sayıda gazeteci bulamazsa, onları "üretir". Bu üretim, iletişim fakültelerinde, ya da akademinin başka birimlerinde, hatta orta öğretim kurumlarında değil, bizzat o siyasi hareketin kendi içinde üretilir.

Yerine göre üslubunu en ağırbaşlı ve yumuşak huylusundan en kaba ve saldırganına kadar değişiklik gösteren bir çeşitlilikte, birkaç haftadan birkaç aya uzanabilecek kısa süreler içinde, önce acar bir haberci veya iddiasız bir köşe yazarı olarak, sonra hızla birkaç medya kuruluşuna hoplaya zıplaya transfer olarak birden bire karşımıza "gazeteci" olarak çıkarlar.

Siyasi manüplasyonun bir cilvesi olarak, zamanında "hür", "muhalif" gazetelere de birer ikişer embed edilirler (yerleştirilirler). Görevleri, her gün siyasi iktidarın başarı ve onun sunduğu nimetleri sayıp dökmektir başta. Tarif ve tasvirin ölçüsü kaçar. Beslendikleri kaynağın, kesenin ağzı açıldıkça kendilerini, haberci akılcılıklarını da kaybederler. Sonra ne mi olur? Sonra yazdıklarının okunmadığını, takındıkları gazeteci kılığının üzerlerine oturmadığını, iki gram gazeteci itibarlarının olmadığını fark ederler. Çünkü bir deneyim ve bilgi birikiminden yoksundurlar, her gün sakız gibi aynı lafları evir çevir çalkalayıp ortaya tükürmekten ne onlar bıkar, ne de onların iplerini ellerinde tutanlar.

Fakat asıl darbe daha sonra gelir: Okunmadıklarını, gazetelerini kimsenin satın almadığını, televizyon programlarındaki yalak yapalak dillerin kimse tarafından dinlenmediğini fark ederler. İşte o zaman, etrafa elden gelip dilleri döndüğünce sataşmaya, karalamaya, şantaja, tehdite, hakarete başlarlar. İsterler ki kendileri gibi, başka medya kuruluşlarında hakkıyla gazetecilik yapanlar ya sussun, ya da kendileri gibi konuşsun.

İşte manipülasyonun en canlı yaşandığı medyamızın durumu. Onursuzca, televizyon ekranlarında, tuttukları paralı köşe başlarında gazetecilerin şiddedte maruz kalmalarını, enselerinden tutulup "içeri" tıkılmalarını aklileştirmeye çalışırlar.

Bukalemunlar neden ve nasıl renk değiştirir?

İlgili başlıklar

Bumerang - Yazarkafe


Başvuru Kaynakları Başvuru Kaynakları

Yandex.Metrica

...