"gözükmüyor" mu "görünmüyor" mu yazılır? Nasıl söylenir ve yazılır?

0 oy
Kategori: Hangi sözcük nasıl yazılır? § sultan
§ yeniokul yeniden kategorilendirildi
gözükmüyor mu görünmüyor mu yazılır?
  

1 içerik

§ yeniokul içerik eklendi

Yaygın kullanım "tünelin sonu göründü" veya "kara göründü" kullanımlarında olduğu gibi olmakla birlikte, Türk Dil Kurumu "gözükmek" fiilini de kabul edip kullanımına bir örnek vermiş durumda.

Hangisini kullanacağımızı bilinçli olarak tercih etmesek de, "yaşayan" ve "düşünen" Türkçe doğrusuna karar veriyor.

Dil kuralı olarak bir yüklemden (gör+mek) türeyen sözcükler olabildiği gibi (görmek, görülmek, görüşmek, görünmek, vd.), isim olan göz sözcüğüne eklenen -ik yapım eki ile yeni sözcükler yapılabilmektedir. Göz burada isim olarak bir istisna oluşturuyor. Genellikle yüklemlere eklenen -ik sözcüğü, örneğin geç+ik+mek > gecikmek sözcüğünü oluşturuyor.

Göz ise isim olarak bu yapım ekini alarak göz+ük+mek > gözükmek sözcüğünü meydana getiriyor.

Aslında birbirinin yerine kullanarak da görebileceğimiz gibi bu iki sözcük anlamdaş. Fakat dilde kullanıla kullanıla her ikisinin da farklı durumlarda meydana gelen "görünür hale gelme" durumunu tarif ettiği ortaya çıkıyor:

"Kara göründü", "ada göründü", "evdekilere göründüm", "tribünlerde 'çok yaşa başkan' afişi göründü", vd. deriz,

veya "gizlediği çantanın sapı gözüküyordu", "o tişörtü giyme atletin gözüküyor", "çalılıkların arasında bir çift göz gözüktü ve kayboldu" deriz.

"Sis yoğunlaştı, kayıkhane görünmüyor" kulağa daha uygun geliyor ama, "sis yoğunlaştı kayıkhane gözükmüyor" bir o kadar sorunsuz görünüyor; hatta bu cümleyi "... bir o kadar sorunsuz gözüküyor" diyerek tamamladığımızda bir sorun yok.

Birbirinin yerine kullandığımızda "görünür hale gelme" "görülme" anlamlarıyla anlamdaş da olsalar birbirlerinin yerini tutmadıkları, ilkinde açık ve net, şüpheye yer bırakmayacak biçimde görülebilir olan varlığın, ikincisinde "gözükme" halinin bir gizlilik-saklılık, istenmeme anlamıyla bütünleştiği görülüyor.

Bir diğer yaklaşım anlamı üreten bakış açısı, bir başka ifadeyle sözcüğü orada gerekli kılan eylemin öznesinin kim olduğudur. Bir şey "gözüktüğü" ya da "gözükmediği" zaman onu gören ya da görmeye çalışan kişinin bakış açısı ve eylemi, aynı şey "görünmediği" veya "göründüğü" zaman o şeyin bakış açısı ve eylemi olarak meydana geliyor.

Yukarıda söz ettiğim isimden -ik eki ile türeyen başka örnekler bulmak da mümkün. Fakat dil pek çok örneğini hem Osmanlı dönemi Türkçesinde hem Anadolu Türkçesinin farklı ağızlarında görüldüğü gibi "yanlış" diyebileceğimiz bileşimler, söyleyiş özelliklerini zamanla "doğru" ya dönüştürüyor.

Bu nedenle yerine göre, dilimizi zenginleştiren bağlamına göre kullanılması yerinde olacaktır. 

İlgili başlıklar

Yandex.Metrica

...